Mahkememize tevzi edilen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı şirketin %10 hisseli ortağı olduğunu ve davalı şirket ile ilişkisinin ortaklıktan ziyade işçi-işveren ilişkisine dayandığını, körük imalatı yapmak üzere kurulan şirketin genel müdürü olarak aylık 10.000,00 TL net maaş ve sosyal haklar karşılığı davalı işyerinde çalıştığını, 0cak/2008 ayından itibaren şirketin kuruluşu ile ilgili işlemleri yürüttüğünü, ortaklar tarafından finansmanın sağlanamaması nedeniyle ücretlerini alamadığını, davalı şirketin ortağı ...'nin işyerinde üretilen körükleri italya'daki firmasına maliyetin altında bir fiyatla ihraç etmek istediğini, bu durumun vergi açısından sorunlar yaratabileceğini söyleyerek karşı çıkması ve giderler için para istemesi üzerine Temmuz/2009 ayında şirkete baskın...
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015 KARAR NO : 2019
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : .. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 05/10/2009 KARAR TARİHİ : 17/12/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/01/2020 Mahkememize tevzi edilen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı şirketin %10 hisseli ortağı olduğunu ve davalı şirket ile ilişkisinin ortaklıktan ziyade işçi-işveren ilişkisine dayandığını, körük imalatı yapmak üzere kurulan şirketin genel müdürü olarak aylık 10.000,00 TL net maaş ve sosyal haklar karşılığı davalı işyerinde çalıştığını, 0cak/2008 ayından itibaren şirketin kuruluşu ile ilgili işlemleri yürüttüğünü, ortaklar tarafından finansmanın sağlanamaması nedeniyle ücretlerini alamadığını, davalı şirketin ortağı ...'nin işyerinde üretilen körükleri italya'daki firmasına maliyetin altında bir fiyatla ihraç etmek istediğini, bu durumun vergi açısından sorunlar yaratabileceğini söyleyerek karşı çıkması ve giderler için para istemesi üzerine Temmuz/2009 ayında şirkete baskın yapılarak işyerinin anahtarlarının değiştirdiğini, yapılmış olan ve şirket kayıtlarına yansıyan anlaşmalar inkar ederek kendisi ve eşinin fabrikaya sokulmadığını, haftada 6 gün 08:30-20:30 saatleri arasında günde 12 saat çalıştığını, ücretine mahsuben sadece 27.000,00 TL. ödendiğini, hak ettiği yıllık iznini de iş yoğunluğu nedeniyle kullanamadığını iddia ederek fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 3.000,00 TL ücret, 1.000,00 TL yıllık izin ücreti ile 1.000,00 TL fazla mesai ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının şirketin %10 hissedarı ve şirket müdürü olduğunu, taraflar arasında herhangi bir iş akdinin bulunmadığını, dolayısıyla taraflar arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda idare ettiğini ve bu dönemde şirketin 551.000,00 TL. zarar ettiğini, şirketin ana sözleşmesinde yer almaması ve herhangi bir ortaklar kurulu kararı da bulunmamasına rağmen davacının tek taraflı aldığı bir karar ile piyasa koşulları itibariyle fahiş derecede yüksek miktar olarak kendisine 10.000,00 TL, eşine ise 5.000,00 TL maaş bağladığını, şirketin kuruluşundan bu yana şirketin idaresi ve sair hususlar için 830.000 Euro gönderildiğini, ancak söz konusu paranın gönderiliş amacı dışında kullanıldığını, davacının kötü yönetimi nedeniyle şirketin zarar ettiğini, davacının kendi menfaatine ve şirketin zararına faaliyette bulunduğunun tespit edilmesi üzerine 08.07.2009 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısı ile şirket ortağı ...'nin şirket müdürlüğüne atandığını, talep edilmesine rağmen kötü niyetli olarak davacının şirket defterlerini iade etmediği, davacının 08:30-20:30 saatleri arasında çalışmasının söz konusu olmadığını, ...