Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "12.09.2013" yerine "09.09.2013, 07.09.2013, 14.09.2013" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. İddianameye konu edilen 11.09.2013 tarihli eylemle ilgili olarak mahkemece söz konusu eylemle ilgili değerlendirme yapılmamışsa da, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarih, 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; gizli soruşturmacılar tarafından sanıktan birden fazla kez uyuşturucu madde alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek...
10. Ceza Dairesi 2019/5724 E. , 2025/12976 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2015/65 E., 2015/154 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "12.09.2013" yerine "09.09.2013, 07.09.2013, 14.09.2013" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. İddianameye konu edilen 11.09.2013 tarihli eylemle ilgili olarak mahkemece söz konusu eylemle ilgili değerlendirme yapılmamışsa da, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarih, 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; gizli soruşturmacılar tarafından sanıktan birden fazla kez uyuşturucu madde alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir "alım-satım" söz konusu olmadığından 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanamayacağından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Adli sicil kaydı incelenen sanığın Adana 10 Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2009 tarihli ve 2007/556 Esas, 2008/703 Karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu anlaşılmakla; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.