YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, temyiz edilmeksizin 01.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/29422 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2015 tarihli ve KYB-2025/11495 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11495...
10. Ceza Dairesi 2025/966 E. , 2025/3490 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, temyiz edilmeksizin 01.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/29422 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2015 tarihli ve KYB-2025/11495 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11495 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 karar sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, Yine benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 27/03/2019 tarihli ve 2018/4898 esas, 2019/1915 karar sayılı ilâmında değinildiği üzere, sanık hakkında kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeksizin denetime başlanmış olmasının da sonuca etki etmeyeceği nazara alındığında; Somut dosya kapsamında; kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/05/2015 tarihli kararın veya anılan karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiyenin sanığa tebliğ edilmediği anlaşılmakla, anılan kararın usulüne uygun tebliğ edilmemesi sebebiyle kesinleşmediği, bu halde sanık hakkında denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde yeniden aynı nitelikte suç işlendiğinden bahisle de kamu davası açılamayacağı, açılan kamu davasının yargılaması sonunda kovuşturma şartı gerçekleşmeyeceği gözetilerek durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 05.02.2014, 23.06.2014, 16.11.2014, 06.01.2015 tarihinde işlediği...