Mahallî mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 2009 yılı olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2008 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 2009 yılı olan suç tarihi ile inceleme günü arasında 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri...
5. Ceza Dairesi 2021/10374 E. , 2025/4782 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/282 Esas, 2020/509 Karar SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahallî mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 2009 yılı olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2008 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 2009 yılı olan suç tarihi ile inceleme günü arasında 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.