YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2020/942 Esas, 2021/877 Karar sayılı kararı ile sanığın 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 12.07.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 21.10.2024 tarihli ve 2024/8101 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108935 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet...
11. Ceza Dairesi 2024/6130 E. , 2025/7064 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/942 E., 2021/877 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2020/942 Esas, 2021/877 Karar sayılı kararı ile sanığın 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 12.07.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 21.10.2024 tarihli ve 2024/8101 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108935 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108935 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın 2009 vergi takvim yılı içerisinde birden çok sahte fatura düzenlediği olayda, sanığın eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 08/03/2013 tarihinden hüküm tarihi olan 17/06/2021 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, sanık hakkında 2009 takvim yılına ilişkin sahte fatura düzenlemek suçu yönünden kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Sanığa yüklenen 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunun, suç ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 08.03.2013 tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca kam...