Mahkeme Kararı Özeti Olay: Davacı, davalı şirket tarafından yapılan icra takibi sonucu 2014 yılında taşınmazının ihale yoluyla davalıya geçtiğini öğrenmiştir. Ancak daha sonra takibin dayanağı olan 1.080.000 TL tazminata ilişkin mahkeme kararı Yargıtay tarafından bozulmuş ve davacının borçlu olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı, borcu olmadığı halde ihalesi yapılan taşınmazının mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespit edilmesini talep etmiştir. Hukuki Değerlendirme: Yargıtay, icra takibinin dayanağı olan tazminat kararının bozulmasıyla takibin ve ihalenin dayanaksız hale geldiğini kabul etmiştir. Taşınmaz mülkiyeti Türk Medeni Kanunu 705/2. maddesi gereğince ihalede tescilsiz olarak geçmiş olsa da, borç olmadığı tespit edilince davacının menfi tespit davasında hukuki yararı bulunduğu ve davanın kabulü gerektiği hükme bağlanmıştır. Sonuç: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğunun tespiti yönündeki kararını onamıştır. Davalı tarafından getirilen temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve kararın kesin olduğu ilan edilmiştir.
1. Hukuk Dairesi 2025/2451 E. , 2025/3223 K.
" " MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/497 E., 2025/136 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirket tarafından Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2009/3446 Esas sayılı dosyasında İİK’nın 89/1. maddesi gereğince haciz ihbarnamesi gönderildiğini ve Mahkemece haksız olarak davacının 1.080.000,00 TL tazminata mahkum edildiğini, taşınmazın alacağına mahsuben davalıya ihale edildiğini, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2012/1085 sayılı dosyasında gerekli harçlar ve vergilerin alınmasından sonra ihale konusu taşınmazın tescil işlemi için .... İcra Müdürlüğüne talimat yazılmasına karar verildiğini ancak takibe konu tazminatın kaldırıldığını, takibin dayanaksız hale geldiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun ve hiçbir zaman davalıya geçmediğinin tespiti ile muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmesini, herhangi bir şekilde aşamada tapu kaydının davalı adına tescil edilmesi halinde tescil işleminin iptali ile taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; iddiaların doğru olmadığını, davacının dürüstlük kuralına uygun davranmadığını, itirazın iptali talebinin ve ihalenin feshine ilişkin davasının reddedildiğini ve bu kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, Ankara 15. İcra Dairesinin 2012/1085 sayılı dosyasında başlatılan takibin ilamsız icra takibi olduğunu, para alacağının takibe konu edilebilmesi için kesinleşmesinin gerekmediğini, taşınmazın ihalede alacağa mahsuben alındığını, ihale kararının kesinleştiğini, kesin hüküm oluştuğunu, davacının kesin hükme rağmen bu davayı açtığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2022 tarihli ve 2017/205 Esas, 2022/77 Karar sayılı kararıyla; davacının borçlu olmadığının kesinleşen mahkeme kararıyla tespit edildiği ve halen tapu kaydında malik olduğu, davacının eldeki davada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 16.10.2023 tarih ve 2022/1423 Esas, 2023/1643 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı iken ilamsız takip yapılarak takibin kesinleştiği, ihale ile taşınmazın davalı şirkete alacağa mahsuben ihale edildiği, TMK’nın 705. maddesi gereğince ihale tarihi itibariyle mülkiyetin davalıya geçtiği, ancak daha sonra davacının davalıya borçlu olmadığına ilişkin dava açtığı, davanın kesinleştiği, tedbiren icra müdürlüğünc...