Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin daha önce ilgili şirketin tek yetkilisi olduğunu, tüm ticari faaliyetleri yürüttüğünü, taraflar arasında ticari olarak bir anlaşma zemini sağlandığını, kişiler arasında hisse devrine karşın protokolde anlaşıldığını, Noter kanalıyla devir işlemi gerçekleştirilmesinin sonrasında müvekkil iradesinin fesada uğratıldığını anladığını, durumu hemen karşı tarafa ilettiğini, tedbir istenilen karşı taraf müvekkilin gayri resmi ortağı olan arkadaşının oğlu olduğunu, gerçeğe aykırı şekilde devir işlemini gerçekleştirdiğini, hukuka aykırı olarak müvekkilinin imzalarını...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/747 KARAR NO: 2024/871 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/09/2023 NUMARASI: 2023/538 Esas - 2023/548 Karar DAVA: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin daha önce ilgili şirketin tek yetkilisi olduğunu, tüm ticari faaliyetleri yürüttüğünü, taraflar arasında ticari olarak bir anlaşma zemini sağlandığını, kişiler arasında hisse devrine karşın protokolde anlaşıldığını, Noter kanalıyla devir işlemi gerçekleştirilmesinin sonrasında müvekkil iradesinin fesada uğratıldığını anladığını, durumu hemen karşı tarafa ilettiğini, tedbir istenilen karşı taraf müvekkilin gayri resmi ortağı olan arkadaşının oğlu olduğunu, gerçeğe aykırı şekilde devir işlemini gerçekleştirdiğini, hukuka aykırı olarak müvekkilinin imzalarını taklit etmek suretiyle evrakları tanzim ve ticari sözleşmeleri imza ettiğini, Şirket bünyesinde bulunmamasına rağmen müvekkiline ait eşyaları şirket bünyesindeymiş gibi elden çıkardığını, şirket bünyesindeki nakdi tutarların hukuka aykırı şekilde boşaltıldığını, müvekkili ile noter devri sonrasında şirket genel kurulu yapılmamış olmasına karşın hukuka aykırı bir şekilde genel kurul yapılmaksızın şirket hisse devri ve nakdi tutarların sicil gazetesine ilan edildiğini ve bankada bulunan tüm nakdi tutarların sıfırlandığını, tarafların bir araya gelip bu hukuksuzluğun düzeltilmesi adına görüştüğünü, müvekkilinin şirketin yeniden devri konusunda uzlaşılmasına karşın hiçbir işlem gerçekleştirilmediğini, hukuka aykırı bir şekilde işlemlerin sürdürüldüğü ticari ortaklar vesilesi ile müvekkiline iletildiğini, müvekkilinin bu durumda zor durumda kaldığını, tüm ticari birikimi ile birlikte ticari hayatındaki marka tanınırlığı ve güvenirliği yok edildiğini, öncelikli olarak ilgili şirketin idaresi açısından nakdi tutarların ve malların kaçırılmaması adına öncelikle teminatsız olarak bankacılık işlemlerinin durdurulmasını ve ticari sicil açısından yönetim sıkıntısı yaşanmaması adına müvekkil aleyhine mani olacak şekilde ihtiyati tedbir uygulanmasını, tüm bu nedenlerle taleplerinin kabulü ile, zarar verilmesini önlemek adına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Karşı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvurucu tarafın hiçbir somut bilgi ve delil sunmadan mahkemeye başvuru yaptığını, ihtiyati tedbir talep eden tarafın talebini temellendirmeye çalıştığını tüm hususların gerçek dışı olduğunu, cevap dilekçesi ekindeki noter evrakları, ödeme dekontları ve araç devir sözleşmeleri ile beyanların gerçek dışı olduğu ortaya...