Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Şikayetçi vekilinin temyiz istemi; duruşma açılmadan karar verildiğine, ceza verilmesi gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE 1.Suçtan zarar gören müştekinin 5271 sayılı Kanun'un 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde,...
4. Ceza Dairesi 2023/6984 E. , 2025/15076 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2009 E. 2022/1871 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Şikayetçi vekilinin temyiz istemi; duruşma açılmadan karar verildiğine, ceza verilmesi gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE 1.Suçtan zarar gören müştekinin 5271 sayılı Kanun'un 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun'un mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74 Esas, 2014/140 Karar sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılamasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanık savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden 5271 sayılı Kanun'un 193. maddesinin ikinci fıkrasına yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3.Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilen bozma kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı ortadan kalkacağından, İlk Derece Mahkemesi bozma kararı sonrasında gönderilen dosya ile ilgili olarak iddianamenin kabulü ile başlayan kovuşturma evresine tekrar dönerek kovuşturma usulüne uygun şekilde yeniden yargılama yapmalıdır. Dosyada İlk Derece Mahkemesi 5271 sayılı Kanun'un duruşma safhasına özgülenen tüm normları dikkate alarak yeni bir kovuşturma başlatacaktır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince bozma kararı verilmesi sonrasında, sanığın İlk Derece Mahkemesince yeniden sorgusu yapılacaktır. İlk derece Mahkemesi yeniden yapacağı yargılamada, sanığın sorgusu dahil olmak üzere kovuşturma usulü itibariyle temyiz kanun yolu aşamasında geçerli olan ''Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri'' başlıklı 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesini kıyasen tatbik edecektir. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince v...