MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 07/10/2021 NUMARASI: 2020/34 E. - 2021/204 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/09/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sektöründe tanınmış "..." markası ile kozmetik ve temizlik ürünlerinin üretimi, satış ve pazarlaması işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin söz konusu markayı 35 yıl önce TPMK nezdinde ilk defa 12/12/1985 yılında koruma altına alındığını, "..." markasının da aynı sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, bunların dışında Türkiye'de "..." kelimesini içeren yaklaşık 70 adet markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili adına tescilli markayı taşıyan ürünlerin Türkiye'de üretme ve satışa sunma...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/128 KARAR NO: 2024/1525 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 07/10/2021 NUMARASI: 2020/34 E. - 2021/204 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/09/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sektöründe tanınmış "..." markası ile kozmetik ve temizlik ürünlerinin üretimi, satış ve pazarlaması işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin söz konusu markayı 35 yıl önce TPMK nezdinde ilk defa 12/12/1985 yılında koruma altına alındığını, "..." markasının da aynı sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, bunların dışında Türkiye'de "..." kelimesini içeren yaklaşık 70 adet markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili adına tescilli markayı taşıyan ürünlerin Türkiye'de üretme ve satışa sunma hakkının münhasıran müvekkiline ait olduğunu, ancak hal böyle iken, davalı tarafından üretildiği tespit edilen "..." isimli ürün ambalajında, müvekkili adına tescilli "..." ibaresinin de yer aldığını ve bu durumun müvekkili marka haklarını açıkça ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkilinin tescilli markasına yönelik tecavüzün tespitini, önlenmesini, tecavüz teşkil eden ürünlerin, ilgili tanıtma vasıtalarının ve bunların üretiminde kullanılan makinelere el konulması ile imhasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Fas ülkesinde ... isimli bir firmaya fason üretim yaptığını, müvekkilinin bu şirketten sipariş alıp, bu şirkete üretim yaptığını, müvekkilinin üretim yaptığı ürünlerde "..." marka veya ibaresinin bulunmadığını, yanızca ürün kutularının arka kısmında ürünü ürettiren şirket olarak Fas'taki şirketin unvanını kullandığını, kutuların arkasında kullanılan ibarenin Fas şirketinin talebi ile kutu arkalarına konulduğunu, müvekkilinin davacının markasını taklit etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen hususların sadece ürün ambalaj kutusu olduğunu, bu ürünlerin müvekkili tarafından satılmadığını ve ve müvekkilinin "..." markasıyla bir üretim yapmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi hazırlamış olduğu 05/07/2021 havale tarihli raporda sonuç olarak, dava konusu ürünlerde tespit edilen ...-... ibareli kullanımların, davacının tescilli markası ile iltibasa mahal verebileceği, zira işletmeler arasında bağlantı kurulma ihtimali bulunduğu ve davacı markasının köken belirtme fonksiyonunun zarar görmesine sebep olabileceği, ayrıca ürünlerde yer alan ....