DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 31/10/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında alım satıma dayanan bir ticari ilişki mevcut olduğunu, davalının işbu ticari ilişkide borçlu konumunda olduğunu, davalı/borçlunun müvekkili şirketten faturalara konu ürünleri satın aldığını ve müvekkili tarafından bu ürünlerin davalıya teslim edildiğini ancak davalının fatura bedellerini müvekkili şirkete ödemediğini, bu bedellerin davalının cari hesap ekstresine borç miktarı olarak işlendiğini, sonuç olarak müvekkili şirketin, davalı/borçludan ticari ilişki nedeniyle cari hesaptan kaynaklanan 23.400,00-TL alacağının bulunduğunu, davalı borçlunun cari hesaptan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/753 Esas KARAR NO: 2024/1715 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/531 Esas- 2022/66 Karar TARİH: 24/01/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 31/10/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında alım satıma dayanan bir ticari ilişki mevcut olduğunu, davalının işbu ticari ilişkide borçlu konumunda olduğunu, davalı/borçlunun müvekkili şirketten faturalara konu ürünleri satın aldığını ve müvekkili tarafından bu ürünlerin davalıya teslim edildiğini ancak davalının fatura bedellerini müvekkili şirkete ödemediğini, bu bedellerin davalının cari hesap ekstresine borç miktarı olarak işlendiğini, sonuç olarak müvekkili şirketin, davalı/borçludan ticari ilişki nedeniyle cari hesaptan kaynaklanan 23.400,00-TL alacağının bulunduğunu, davalı borçlunun cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödemediğini ve icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini beyanla davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle davalı taraf aleyhine takip miktarının %20sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirketin bir dönem ticari ilişkide bulunduğunu, müvekkili şirketin ticari ilişki gereği cari hesaptan kaynaklanan tüm borçlarını davacı tarafa ödediğini, müvekkilinin ödemesini yapmış olduğu tüm ürünleri teslim aldığını ve faturalarını da ticari defter ve kayıtlarına işlediğini, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, hesap ekstresinde belirtilen faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, fatura konusu ürünlerin müvekkili şirkete teslim edilmediğini beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 24/01/202 tarih 2021/531 Esas- 2022/66 Karar sayılı kararında; "Dava taraflar arasında ticari ilişki olduğundan bahisle alacak olduğuna dair yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi ger...