Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11147 E. , 2025/3772 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11147 Karar No : 2025/3772 DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... 2-... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA): ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Hatay ili, Antakya ilçesinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 05/04/2023 tarihli, 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/04/2023 tarihli ve 7033 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir. DAVACILARIN İDDİALARI : 06 Şubat 2023 günü Kahramanmaraş'ta ve 20 Şubat 2023 günü Hatay İlinde meydana gelen depremlerde, Hatay İli de dahil olmak üzere...
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11147 E. , 2025/3772 K.
"İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11147 Karar No : 2025/3772
DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALILAR : 1-... 2-... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...
MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA): ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Hatay ili, Antakya ilçesinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 05/04/2023 tarihli, 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/04/2023 tarihli ve 7033 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir. DAVACILARIN İDDİALARI : 06 Şubat 2023 günü Kahramanmaraş'ta ve 20 Şubat 2023 günü Hatay İlinde meydana gelen depremlerde, Hatay İli de dahil olmak üzere çevredeki bir çok il ve ilçede çok ciddi maddi ve manevi zararlar oluştuğu, deprem nedeniyle doğrudan ya da dolaylı olarak yaşam, barınma, konut, mülkiyet, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakları ile eğitim hakkı, tabiat ve kültür varlıklarının korunması hakları başta olmak üzere birçok anayasal hak ihlalinin gerçekleştiği, bu konuda hem merkezi idarenin, hem de yerel idarelerin hakların korunmasına yönelik önleyici tedbirleri ifade eden devletin pozitif yükümlülükleri yönünden ciddi anlamda sorumlulukları bulunduğu, bu sorumluluk hem zarar öncesinde idarenin önleyici kolluk anlamında yapması gereken görevleri yerine getirmemesi, sonrasında da aynı şekilde idarenin zararı azaltması gereken önlemleri yerine getirmemesi şeklinde ortaya çıktığı, maddi – manevi ve can kaybı şeklinde çok ağır sonuçlar doğuran anılan depremler sonrasında davalı idarelerce mevcut zararların ve acıların dindirilmesi yönünde çalışmalar yapılması gerekirken, hiçbir bilimsel araştırma yapılmaksızın kararlar alındığı, bu kararlar arasında dava konusu işleminde bulunduğu, davalı idare bu kararı tesis ederken hiçbir bilimsel araştırma yapmadığı, hiçbir jeolojik veri ortaya koymadığı, ancak mülkiyet hakkını ortadan kaldıran dava konusu işlemin öncelikle maddi hukuk, sosyolojik ve demografik yönden gerekçesinin ortaya konulması gerektiği, dava konusu işleme bakıldığında ise, bahsedilen hususlarda herhangi bir değerlendirmenin bulunmadığının görüleceği, ayrıca kararın içeriğine bakıldığında, kararın 6306 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince tesis edildiği, ancak Kanunun 2. maddesinin ise tanımdan ibaret olduğu, bu durumun ise dava konusu işlemin ne denli ciddiyetten uzak hazırlandığını gösterdiği, dava konusu alanın büyüklüğü düşünüldüğünde ise uygulama yaparken vatandaşlar arasında eşitliği sağlamanın hukuken pek mümkün görünmediği, çünkü alan genişledikçe idarenin uygulama yapma yeteneğinin azalacağı ve buna bağlı olarak mülkiyet hakkına ilişkin bir çok haksızlıkların ortaya çıkacağı, kaldı ki dava konusu alandan daha az alanlarda ilan edilen riskli alan kararlarının bir çoğunun yargı kararı ile...