Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11367 E. , 2025/3791 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11367 Karar No : 2025/3791 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ..., Av. ... DAVALILAR :1-... 2-... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA): ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: Hatay ili, Antakya ilçesinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 05/04/2023 tarihli, 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/04/2023 tarihli ve 7033 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Kahramanmaraş ilinde 06/02/2023 tarihinde ve Hatay ilinde 20/02/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle Antakya kenti ve çevresinde...
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11367 E. , 2025/3791 K.
"İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11367 Karar No : 2025/3791
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ..., Av. ...
DAVALILAR :1-... 2-... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...
MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA): ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU: Hatay ili, Antakya ilçesinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 05/04/2023 tarihli, 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/04/2023 tarihli ve 7033 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Kahramanmaraş ilinde 06/02/2023 tarihinde ve Hatay ilinde 20/02/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle Antakya kenti ve çevresinde tarihsel öneme sahip çok büyük bir felaket yaşandığı, bu felaketin yaşanmasının ve boyutlarının bu derece yıkıcı olmasının altında; merkezi ve yerel yönetimlerce şehrin deprem alanı olduğunun bilinmesine rağmen, gerek deprem öncesi aşama için ve gerek deprem sonrası aşama için planlama ve hazırlık yapılmaması ve koordinasyon yetersizliğinin bulunduğu, oysa birçok bilimsel makalede de belirtildiği üzere Antakya'nın deprem kuşağında ve diri fay hatları bulunan bir bölgede olduğu, arkeoloji alanında yazılan birçok bilimsel makale ve kayıtlara göre de, Antakya'da milattan önce de dahil olmak üzere birçok deprem yaşandığının bilindiği, fakat bütün bu bilinenlere rağmen ne merkezi yönetim ne de yerel yönetim tarafından depremin gerçekleşme olasılığına karşı deprem öncesi ve sonrasını kapsayan hiçbir çalışma yapılmadığı ve önlem alınmadığı, fakat depremin hemen ardından Antakya'nın küçük bir bölümü hakkında dava konusu işlemin tesis edildiği, ancak niçin küçük bir bölüm hakkında işlem tesis edildiği hususunda ise hiçbir bilimsel veri ve somut gerekçelerin ortaya koyulmadığı, bununla birlikte Antakya’nın merkezinde yer alan ve 1929 yılından beri “Kentsel Sit ve Arkeolojik Sit Alanı” olarak belirlenen ve 1975 yılında ilan edilen sınırları kapsayacak biçimde “riskli alan” ilan edilmesi ve bu alanda yapılacak çalışmanın Kültür Turizm Bakanlığı yetki alanından çıkarılarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ Başkanlığına devredilmesinin de hiçbir bilimsel veriye, somut ve gerçekçi bir çalışma metoduna dayandırılmadığı, kaldı ki riskli alan kararı verilirken 6306 sayılı Kanunda belirtilen tespit ve tekniğe de uygun davranılmadığı, depremlerden en çok etkilenen ve en çok yıkım ve can kaybı yaşanan alanlar riskli alan ilan edilmesi gerekirken, en az hasar alan ve en az can kaybı yaşanan bölgenin riskli alan ilan edildiği, bu alanın en az hasarı almış olmasının nedeni, binaların küçük ve kat sayısının çok düşük, en fazla iki ya da üç katlı olması ve tarihsel değeri olan yapıların depreme karşı dayanıklı olmasından kaynaklandığı, Antakya’nın tamamının zemini zayıf ...