Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/5642 E. , 2025/6742 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/5642 Karar No : 2025/6742 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebine 60 gün içerisinde cevap verilmemek suretiyle oluştuğu ileri sürülen zımni ret işleminin iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ile parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine...
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/5642 E. , 2025/6742 K.
"İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/5642 Karar No : 2025/6742
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebine 60 gün içerisinde cevap verilmemek suretiyle oluştuğu ileri sürülen zımni ret işleminin iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ile parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu kararların, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'na aykırı olarak savunma hakkı tanınmadan ve cezaların şahsiliği prensibi dikkate alınmaksızın tesis edildiği, örgütle irtibatı veya iltisakının olduğu yönünde hiçbir somut bilgi, belge ve gerekçeye yer verilmediği, kişiselleştirme yapılmadığı, hakimlik teminatının dikkate alınmadığı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülerek kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/02/2023 tarih ve E:2016/56230, K:2023/1521 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/11/2024 tarih ve E:2023/2767, K:2024/2946 sayılı kararına, 2577 sayılı...