Cereyan eden müzakere safahatına göre esase geçmeden evvel, yaptığı vazifeden dolayı memur öldürüp de 1274 tarihli Ceza Kanun'un mucibince müebbet kürek cezasına mahkum olanların 2330 numaralı Af Kanunu hükümlerinden istifade edip etmeyeceklerinin tetkik ve halli icap edeceği anlaşılmakla evvelemirde bu cihet müzakere olundu. Her ne kadar 2330 numaralı Af Kanunu'nun başlangıcında bu kanundan istifade şekilleri gösterilirken 1274 tarihli kanun ile müebbet kürek cezasiyle mahkum olanların cezaları da 15 sene hapse indirilmek suretiyle Af Hükümleri'nden istifade edecekleri musarrah bulunmuş ise de müteakip 11. maddenin (D) fıkrasında Ceza Kanunu'nun 449. maddesinin 2. bendinde yazılı cürüm maznun ve mahkumlarının bu kanun hükümlerinden istifade edemeyecekleri yazılı olmasına ve bu fıkrada 449. maddenin 2. bendine maznun ve mahkum olanlardan bahsedilerek esasen mülga olan eski kanunun 174....
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1936/8 K.1937/20 T.9.6.1937 MEMUR ÖLDÜRMEK MEMUR ÖLDÜRMEK SUÇUNDAN DOLAYI 1274 TARİHLİ CEZA KANUNU GEREĞİNCE SANIK VE HÜKÜMLÜ OLANLAR 2330 SAYILI AF YASASINDAN YARARLANAMAZLAR. Cereyan eden müzakere safahatına göre esase geçmeden evvel, yaptığı vazifeden dolayı memur öldürüp de 1274 tarihli Ceza Kanun'un mucibince müebbet kürek cezasına mahkum olanların 2330 numaralı Af Kanunu hükümlerinden istifade edip etmeyeceklerinin tetkik ve halli icap edeceği anlaşılmakla evvelemirde bu cihet müzakere olundu. Her ne kadar 2330 numaralı Af Kanunu'nun başlangıcında bu kanundan istifade şekilleri gösterilirken 1274 tarihli kanun ile müebbet kürek cezasiyle mahkum olanların cezaları da 15 sene hapse indirilmek suretiyle Af Hükümleri'nden istifade edecekleri musarrah bulunmuş ise de müteakip 11. maddenin (D) fıkrasında Ceza Kanunu'nun 449. maddesinin 2. bendinde yazılı cürüm maznun ve mahkumlarının bu kanun hükümlerinden istifade edemeyecekleri yazılı olmasına ve bu fıkrada 449. maddenin 2. bendine maznun ve mahkum olanlardan bahsedilerek esasen mülga olan eski kanunun 174. maddesinin 2. fıkrası mucibince maznun ve mahkum olanlar hakkında bir şey denilmemesi bu maddelerin mevzuunu teşkil eden suçun mahiyeten bir olmasından ileri geldiğine ve Af Kanununun 11. maddesinin (D) fıkrasının başlangıcınıda yalnız TCK.nun 271. maddesinde yazılı suçtan dolayı maznun ve mahkum olanların aftan istifade edemeyecekleri mezkür bulunduğu halde taallük ettiği suçun bir olması itibariyle Ceza Kanununun 456 ve matufu 457. maddesile 449. maddesinin 2. bendine maznun ve mahkum olanların da aftan istifade edemeyecekleri daha evvel tevhidi içtihat suretiyle kararlaştırılmasına ve şu suretle de istisnanın tayininde madde numarasının değil mevzuunun nazara alınması icap eylemesine göre memur öldürmekten dolayı 1274 tarihli Ceza Kanunu mucibince maznun ve mahkum olanların 2330 numaralı Af Kanununun 11. maddesinin (D) fıkrası mucibince aftan istifade edemeyeceklerine ekseriyetle karar verildikten sonra ihtilaf mevzuunu teşkil eden hususun müzakeresine girişilerek gereği görüşüldü: Her ne kadar TCK.nun 588. maddesinde bu kanunun mer'iyete girdiği tarihte kat'ileşen kürek cezalarının müddetçe muadil olmak üzere hapsen infaz olunacağı yazılı ise de mezkür kanunun kabul ettiği cezaları ve bunların infaz şekillerini gösteren 2. babında ceza nevileri tefrik ve her birinin infaz suretleri açıkca tayin edildiği halde müebbet hapis namile bir cezadan bahsedilmemesine ve aynı kanunun muahharan iki defa tadil edilen 15. maddesinin ilk metninde her türlü istisna ve takyidden ari olarak hapsin yukarı haddi 20 seneyi geçmeyen muvakkat bir ceza olduğu mezkür bulunmasına ve Ceza Kanununun cürüm ve cezaların içtimaından bahseden 7. babında da hapis cezasının diğer cezalarla içtimaı halinde dahi muayyen bir haddi geçmemesi esası kabul olunmuş ve müebbet hapis namı altında bir cezanın diğer bir ceza ile içtimaı ihtimalı nazara alınmayarak hapsin muvakkat bir cez...