Bu sebeple de zincirleme kefalet hükümlerine tabidir. Emre muharrer bir senedi (asil tarafından vadesinin hitamında meblağı mezkûr verilmediği takdirde) kaydiyle imza eden kefil hakkında Borçlar Kanununun tatbiki lâzım geleceğini kabul eden Üçüncü Hukuk Dairesinin kararına tevfikan verilen hükmün, dava emre muharrer senede müstenit olmasına göre Ticaret Kanununun ahkâmı tatbik edilmemesinden dolayı nakzedilmesi üzerine hâsıl olan ihtilâfı içtihadın halli Temyiz Ticaret Dairei Aliyesiden talep ve bu baptaki ilâm suretleri daireye tevdi olunmakla ilâmatı mütebayine suretleri teksir ve Heyeti Umumiyeye tevzi ve yevmi içtima tâyin edilerek 25.3.931 tarihine müsadif çarşamba günü Birinci Reis İhsan Beyefendinin tahti riyasetlerinde içtima eden Heyeti Umumiyeye kırkdört zatın iştirak ettiği anlaşıldıktan ve nisabı müzakere tahakkuk ettikten sonra, hadise bir kere daha makamı riyasetten izah...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1931/5 K.1931/37 T.25.3.1931 KEFALET ŞERHİ DAVANIN DAYANDIĞI SENETTEKİ, 'ASİL TARAFINDAN VADESİNİN SONUNDA BU MEBLAĞ VERİLMEDİĞİ TAKDİRDE ÖDEMEYE BORÇLUYUM' ŞEKLİNDEKİ KAYIT İLE İMZA EDİLEN KEFALET ŞERHİ ANCAK AVAL İFADE EDEBİLİR. Bu sebeple de zincirleme kefalet hükümlerine tabidir. Emre muharrer bir senedi (asil tarafından vadesinin hitamında meblağı mezkûr verilmediği takdirde) kaydiyle imza eden kefil hakkında Borçlar Kanununun tatbiki lâzım geleceğini kabul eden Üçüncü Hukuk Dairesinin kararına tevfikan verilen hükmün, dava emre muharrer senede müstenit olmasına göre Ticaret Kanununun ahkâmı tatbik edilmemesinden dolayı nakzedilmesi üzerine hâsıl olan ihtilâfı içtihadın halli Temyiz Ticaret Dairei Aliyesiden talep ve bu baptaki ilâm suretleri daireye tevdi olunmakla ilâmatı mütebayine suretleri teksir ve Heyeti Umumiyeye tevzi ve yevmi içtima tâyin edilerek 25.3.931 tarihine müsadif çarşamba günü Birinci Reis İhsan Beyefendinin tahti riyasetlerinde içtima eden Heyeti Umumiyeye kırkdört zatın iştirak ettiği anlaşıldıktan ve nisabı müzakere tahakkuk ettikten sonra, hadise bir kere daha makamı riyasetten izah edildi. Üçüncü Hukuk Dairesinin noktai nazarını müdafaa etmek üzere söz alan dairei müşarünileyha reisi Sait Beyefendi; ihtilâfı mucip hadise ticaret davalarını da tetkik etmek dairei kazaiyesi dahilinde iken kefalet şerhinde, (meblâğı mezkûru Anoş Efendi vermediği takdirde) kaydiyle şarta tâlikan imza edilmiş olmasına nazaran dairemizce kefaleti adiye mahiyetinde görülen hadise nakzedilmiş ve mahkemece nakza ittibaan Borçlar Kanununun kefalete müteallik ahkâmı tatbik edilmek suretiyle verilen karar temyizen tetkik mercii olan Ticaret Dairesince tasdik edilmek lâzım gelirken kefaleti müteselsile ahkâmı tatbik edileceğinden nakzedilmiştir. Bu sebebe ve senet muhteviyatına nazaran dairemizin ittihaz ettiği kararda isabet vardır. Ticaret Reisi Halil Beyefendi; senedatı ticariyeye imza edenler avaldır ve mesuldür. «Aval» o içine imzası mevzu şahsın ayni derecede mesuliyeti demektir. Kefaletteki şerhe gelince, müddeti hitamından evvel medyun muahaze edilemeyeceğine nazaran bittabi senet ibraz edilerek muhteviyatı talep edilir. Binaenaleyh senette o ibarenin hiç bir kıymeti yoktur, buyurmalariyle tevhidi içtihat tarikiyle reye vaz edilerek neticede: Davanın müstenîdünileyhi olan senet zirinde mevcut «berveçhi balâ şerait dairesinde vadesi hitamında meblâğı mezkûru Anoş Efendi vermediği takdirde derhal bilâ itiraz kendi tarafımdan tediye etmeye borçluyum» kaydıyla imza edilen kefalet şerhi mahiyeti senede nazaran ancak (Aval) ifade edebileceğinden kefaleti müteselsile ahkâmına tabi olması icap edeceği on iki reyi muhalife karşı otuz iki reyle ve mevcudun üçte ikisinin ittifakiyle karar verildi. ----------o----------