Orman suçlarının affa tabi olması; buna dair af kanununun yürürlüğe girmesinden evvel ilÂnen orman emvali yedieminliğinin suiistimalinden mütevellit ve türk ceza kanununun 276 ve 309 uncu maddelerinde yazılı suçların tekevvününe mani ve müessir olamaz.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1958/30 K.1959/4 T.21.1.1959 R.Gazete No. 10164 R.G. Tarihi: 20.3.1959 ORMAN SUÇLARININ AFFA TABİ OLMASI ORMAN SUÇLARININ AFFA TABİ OLMASI; BUNA DAİR AF KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNDEN EVVEL İLÂNEN ORMAN EMVALİ YEDİEMİNLİĞİNİN SUİİSTİMALİNDEN MÜTEVELLİT VE TÜRK CEZA KANUNUNUN 276 VE 309 UNCU MADDELERİNDE YAZILI SUÇLARIN TEKEVVÜNÜNE MANİ VE MÜESSİR OLAMAZ. Kendisinde yakalanıp yediemin olarak yine kendisine teslim kılınan kaçak orman emvalini iade etmemek veya kendisinde yakalanıp başkasına yediemin sıfatiyle verilen kaçak orman mallarını bulunduğu yerden almak suretiyle Türk Ceza Kanununun 276 ve 309 uncu maddeleri hükümlerine muhalefet ve ademi riayete mütaallik fiil ve hareketlerin, (Bazı orman suçlarının affına mütedair) kanun dolayısiyle orman suçunun affa tabi ve bu itibarla yedieminlik sıfatının zail olmuş bulunması icabettiğinden suç teşkil edip etmiyeceği, diğer bir ifade ile (Orman suçunun) affa uğraması, yukarıda bahse konu olan suçların tekevvününe müessir olup olamıyacağı hususunda Temyiz Mahkemesi Ceza Umumi Heyetinin 27/2/1956 tarih, esas itiraz 30, karar 34 ve itirazname 1956/16 sayılı ilâmiyle 21/5/1956 tarih, esas itiraz 96, karar 103 ve itirazname 1956/74 sayılı ilâmı arasında mübayenet ve içtihat ihtilâfı bulunduğundan bahisle halli istendiği cihetle bu baptaki ilâmlar ve evrak okunup içtihat ihtilâfının mevcudiyetine ittifakla karar verildikten sonra işin esası toplanmış bulunan İçtihadı Birleştirme Büyük Heyetince tetkik ve keyfiyet müzakere edildi. Bazı orman suçlarının affedilmiş bulunması, Türk Ceza Kanununun 276 ve 309 uncu maddeleri hükmüne muhalefet ve ademi riayet dolayısiyle teşekkül eden suçlara tesir etmemesi gerekir. Zira bunlar vasıf ve mahiyetleri itibariyle ayrı bir suç mevzuu ve ayrı bir kasıt ile işlenmiş suçlara müteallik fiil ve hareketlerdir. Filhakika kendisine yediemin sıfatiyle teslim edilen kaçak orman emvalini iade etmemek veya başkasına teslim kılınan bu emvali bulunduğu yerden almak, resmî merciler tarafından ittihaz kılınmış resmî muameleler neticesinde tekarrür eylemiş bir duruma taarruz ve bunu ihlâldir. Orman suçunun affa uğraması, tekevvün etmiş bulunan yedieminliği suistimâl suçunu bertaraf edemiyeceği gibi 276 ve 309 uncu maddelerde yazılı suç unsurlarından her hangi birini ref ve izale edecek hallerden madut olmaması icabeder. Mezkûr 276 ncı maddenin 2 nci fıkrasında tasrih kılındığı üzere yedieminliğe mevzu olan eşyanın sahibi bulunmanın dahi failin tecziyesine mâni teşkil etmemesi yukarıda serdedilen mülâhazaları bir bakımdan teyit eyleyen hukuki bir mesnet sayılabilir. Sonuç; Orman suçlarının affa tabi olması; buna dair Af Kanununun yürürlüğe girmesinden evvel işlenen orman emvali yedieminliğinin suiistimâlinden mütevellit ve Türk Ceza Kanununun 276 ve 309 uncu maddelerinde yazılı suçların tekevvününe mâni ve müessir olamıyacağına 21 Ocak 1959 tarihinde üçte ikiyi geçen ekseriyetle karar verildi. ----------o----------