Tasfiye vesikalarının ticaret kasdıyla alınıp satılması muamelesinin ticari iştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1939/36 K.1940/85 T.8.5.1940 TASFİYE VESİKALARININ SATILMASI TASFİYE VESİKALARININ TİCARET KASDIYLA ALINIP SATILMASI MUAMELESİNİN TİCARİ İŞTİR. 1771 numaralı kanuna tevfikan mübadillere verilip bilâhara devrolunan tasfiye vesikalarının Hazinece zabt ve müsadere edilmesinden dolayı Hazine aleyhine açılmış olan bir dava hakkında Uzunköprü Asliye mahkemesi tarafından verilen hükmü, Temyiz Dördüncü Hukuk Dairesi hadisenin ticarî olduğundan ve Ticaret Dairesi ise mümasil bir dava hakkında Safranbolu Hâkimliğinden ticaret sıfatıile sadir olan bir kararı da âdi bir muameleden münbais bulunduğundan bahsile bozmuş ve bu suretle mahiyeten aynı olan bu işlerde iki daire arasında içtihad ihtilâfı bulunduğu anlaşılmış olduğundan keyfiyetin Tevhidi İçtihad suretile halli Temyiz Ticaret Dairesinin 155 numaralı müzekkeresile istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihad Heyeti Umumiyesinde yapılan müzakere sonunda: Netice: Her iki dairenin izah edilen noktai nazarlarına göre esasen bu kabil evrakın ticari senedlerden bulunmadığı ve ticaret kasdına makrun olmayarak adiyen devir ve temliki ve alım ve satımı ticarî bir muamele olmadığı merkezinde, Temyiz Ticaret ve Dördüncü Hukuk Dairelerinin içtihadı birleşdiği ve ancak bunların sahiblerinden ticaret etmek kasdile toplayan ve satın alanların muameleleri ticarî veya âdi bulunduğu hususunda ihtilâf hasıl olduğu tebarüz etmiştir. Ticaret Dairesi; 1771 numaralı kanun mucibince mübadeleye tâbi olanların terketmiş oldukları gayri menkullerin bedeline karşılık olmak üzere tasfiye vesikaları verilmiş ve emri ita ve bedellerinin sureti tesviyesi mezkûr kanunun 3, 9, 10, 12, 16 ıncı maddeleri hükmüne tâbi tutulmuş âdi bir borç senedi mahiyetinde bulunmuş olduğu ve âdi alacak senedlerinin velev bir tacire temliki muamelesi ticarî olmadığı gibi bu tasfiye vesikalarının tacire devr ve temlikinde kasdi temettü bulunsa dahi muameleyi âdi mahiyetten çıkaramıyacağı kanaatındadır. Dördüncü Hukuk Dairesi ise 7 şubat 1936 tarih ve 36/2 esas ve 4 karar numaralı Tevhidi İçtihad kararile taayyün eylediği üzere tasfiye vesikalarının devr ve temliki ile âdi senedlerin temliki arasında fark bulunmuş ve âdi senedlerin kasdi ticaretle alınıp satılması müteamil olmadığı gibi nakid makamında kabul mecburiyeti bulunmadığı halde tasfiye vesikalarına mezkûr kanunun 12 nci maddesi mucibince tedavül kabiliyeti verilmiş ve 15 inci maddesinde gösterilen hallerde nakid yerine kabulü lüzumu tasrih kılınmış ve bu itibarla tasfiye vesikaları ticarete mevzu olabilecek evsafı haiz ve bunları ticaret kasdile alıp satmak da caiz bulunmuş olduğuna dair mucib sebeblere istinadla bu gibi ahvalde muamelenin ticari olduğu içtihadında bulunduğu anlaşılmıştır. Hallolunacak mesele bu suretle taayyün ettikden sonra yapılan müzakere neticesinde: Tasfiye vesikalarının ticaret kasdile alınıp satılması muamelesinin muamelâtı ticariyeden olduğuna ekseriyetle karar verildi. ----------o----------