Mahkememizde görülmekte olan tasfiyenin kapatılması davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin pay sahibi olduğu Tasfiye Halinde ...Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiye sonu bilançolarının onaylanarak, tasfiyenin kapatılmasına, kararın ilan ettirilerek, kararın bir örneğinin ticaret sicil müdürlüğüne gönderilip, ticaret sicilinden terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Talep, talep edenin pay sahibi olduğu ve tasfiye halindeki şirketin ortaklarının bir araya gelememesi ve şirket organlarının öz varlığını yitirmesi nedeniyle genel kurulun toplanamaması nedeniyle tasfiye sonu bilançosunun onaylanarak tasfiyenin kapatılmasına dair mahkemece karar verilmesine yöneliktir. Talep dilekçesinden anlaşılacağı üzere talep HMK m.382 ve devamı hükümleri kapsamında ileri sürülmüş bir çekişmesiz yargı işi niteliğindedir....
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/104 KARAR NO : 2024/146 TALEP : Tasfiyenin Kapatılması TALEP TARİHİ : 14/02/2024 KARAR TARİHİ : 23/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan tasfiyenin kapatılması davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin pay sahibi olduğu Tasfiye Halinde ...Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiye sonu bilançolarının onaylanarak, tasfiyenin kapatılmasına, kararın ilan ettirilerek, kararın bir örneğinin ticaret sicil müdürlüğüne gönderilip, ticaret sicilinden terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Talep, talep edenin pay sahibi olduğu ve tasfiye halindeki şirketin ortaklarının bir araya gelememesi ve şirket organlarının öz varlığını yitirmesi nedeniyle genel kurulun toplanamaması nedeniyle tasfiye sonu bilançosunun onaylanarak tasfiyenin kapatılmasına dair mahkemece karar verilmesine yöneliktir. Talep dilekçesinden anlaşılacağı üzere talep HMK m.382 ve devamı hükümleri kapsamında ileri sürülmüş bir çekişmesiz yargı işi niteliğindedir. Talebe konu olan husus gerek doktrin gerek Yargıtay uygulamasında genel olarak ele alınmış ve tartışılmış bir durum olmamakla birlikte, talep edenin bu noktadaki talebi tartışılmalı ve öncelikle sıfat durumu ele alınmalıdır. 6102 sayılı TTK m.303 hükmüne göre tasfiyenin sona ermesi durumunda şirketin ticaret ûnvanının sicilden silinmesi ve bunun tescil ve ilanı için ticaret sicil müdürlüğüne bildirim yapılması zorunludur. Bu noktada tasfiye bilançosunun şirketin organlarınca onaylanması gerekeceği doğaldır. Ne var ki şirketin tasfiye halinde olduğu açıktır. Tasfiye halindeki şirketin tasfiyesinin kapatılması noktasında yasal muhatap ise tasfiye memurudur. Bu çerçevede tasfiye memuru, tasfiyenin başlaması ile birlikte şirketin malları ve finansal durumu ile ilgili envanter ve bilanço düzenlemek zorunda olmakla birlikte en önemlisi TTK m.542/f.1 bend (d) hükmü uyarınca tasfiyeye ilişkin finansal tabloları ve tasfiye sonunda da kesin bilançoyu düzenleyerek genel kurula sunmak, tasfiye memuruna kanunen verilmiş bir görevdir. Somut olayda tasfiye memurunun, tasfiye sonucunda hazırlayacağı kesin bilanço olsa dahi bunu onaylayacak ve bu bilançoyu sunacağı bir genel kurulun var olmadığı iddia olunmaktadır. Artık genel kurul tarafından bu işlem yapılamayacak ise oluşan durum karşısında mahkemece bu hususun ele alınmasının gerekli olduğu kabul olunabilir. Ne var ki yukarıda da açıklandığı üzere bu işlemin gerçekleşmesi kanun koyucu tarafından tasfiye memuruna verilmiş olan bir görevdir. Tasfiye memuru tarafından hazırlanacak tasfiye sonu bilançosunun genel kurula sunulmasının mümkün olup olmadığı, mümkün değil ise tasfiyenin kapatılması noktasında mahkemeye başvuru şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında münhasıran sıfat sahibi olan kişinin ise tasfiye memuru olduğu mahkememizce benimsenmiştir. Hal böyle olunca mevcut kayıtlara göre tasfiye memuru sıfatı bulunmayan, sadece sicil kaydına göre yetkili konumunda ...