DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın dava dışı...dan harici sözleşme ile ev alımına ilişkin olarak anlaşma yaptığını, 130.000,00-TL parayı peyderpey ödediğini, ...'nın ise evlerin inşasında problemler yaşadığını, aldığı bedelin iadesi hususunda davalı ile anlaştığını, ancak bu ödemeyi de gerçekleştiremediğini, akabinde...nın alacaklı olduğu ... isimli şahıstan bu borcunu devralması hususunda anlaştığını, ..., ...'nın davalı ve davalının akrabalarından oluşan bir grubun bulunduğu ortama ise avukat olan müvekkilinin ......
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/302 KARAR NO : 2024/681 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/10/2023 (Karar) NUMARASI : 2023/467 Esas, 2023/785 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın dava dışı...dan harici sözleşme ile ev alımına ilişkin olarak anlaşma yaptığını, 130.000,00-TL parayı peyderpey ödediğini, ...'nın ise evlerin inşasında problemler yaşadığını, aldığı bedelin iadesi hususunda davalı ile anlaştığını, ancak bu ödemeyi de gerçekleştiremediğini, akabinde...nın alacaklı olduğu ... isimli şahıstan bu borcunu devralması hususunda anlaştığını, ..., ...'nın davalı ve davalının akrabalarından oluşan bir grubun bulunduğu ortama ise avukat olan müvekkilinin ... ve ... vekili olarak iştirak ettiğini, burada ...'nin borcu 150.000,00-TL olarak üstlendiğini ve ödeyeceğini beyan ettiğini, davalı tarafın bunu kabul ettiğini ve avukatın da kefil olarak bono düzenlemesi halinde anlaşabileceklerini dile getirdiğini, ...'nin müvekkiline vadesi gelmeden senedin kendisi tarafından ödeneceğini ve gerekirse mal varlığından satış yaparak senedin kendisi tarafından ödeneceğini ve gerekirse mal varlığından satış yaparak müvekkilini borçtan kurtaracağını farklı yeminlerle beyan ettiğini, bu şekilde müvekkiline bono düzenlettirdiğini, ancak bononun bedelinin vadesinde ödemediği gibi mali durumunun son derece bozulduğunu ve müvekkilinin kendisiyle iletişim kuramadığını, müvekkilinin kefil sıfatıyla bono düzenlediğini, aralarında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını, bu durumun ticari defter kayıtları itibariyle sabit olduğunu, senet metnine işlenen teminaten kaydının bu durumdan kaynaklandığını, yine ciro edilemez kaydının da şahsi defilerin kullanabilmesi amacına matuf olduğunu, müvekkilinin bonoyu düzenlerken eşinden herhangi bir onay ve rıza almadığını, dolayısıyla kefilliğin TBK 584 hükmü uyarınca geçerli bir kefillik sözleşmesi kurulmadığını, bu nedenlerle davalıya söz konusu bono sebebiyle 150.000,00-TL ve fer'ileri bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı asilin ... barosuna bağlı serbest avukat olarak çalıştığını, avukatlık mesleğini icra eden davacının kötü niyetli hareket ettiğine dava dilekçesinin dahi tek başına kanıt olacağını, kefalet ilişkisi TBK'nın 15. Bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığını, madde hükmünde kefalet sözleşmesinin nitelikli yazılı şekilde yapılması zorunlu olduğunu, bu şekil şartının kefalet için bir geçerlilik şartı olduğunu, bono ...