Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Danıştay/E. 2002/4498 · K. 2004/3636
DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

Esas No:2002/4498 Karar No:2004/3636

E. 2002/4498K. 2004/363627 Mayıs 2004
yeminli mali müşavire ihbarname tebliğiyeminli mali müşavirlerin sorumluluğu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

Yeminli mali müşavirlerin yaptıkları tasdikin doğru olmaması nedeniyle ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilen cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları belirtildiğinden, mükellefle birlikte ve aynı usule göre takibi gerekeceği, bu durumda tasdik yetkisini gerçeğe aykırı olarak kullandığından bahisle ziyaa uğratılan vergi ve kesilen cezalar nedeniyle, mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davacı yeminli mali müşavir adına önce ihbarname ile tarhiyat yapılıp, alacak tahakkuk ettikten sonra ödeme emri düzenlenmesi gerekirken, doğrudan ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesinde isabet bulunmadığı hakkında.

Karar Metni

Danıştay 9. Daire E. 2002/4498 K. 2004/3636 T. 27.5.2004 YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN SORUMLULUĞU YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRE İHBARNAME TEBLİĞİ YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN YAPTIKLARI TASDİKİN DOĞRU OLMAMASI NEDENİYLE ZİYAA UĞRATILAN VERGİLERDEN VE KESİLEN CEZALARDAN MÜKELLEFLE BİRLİKTE MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN SORUMLU OLACAKLARI BELİRTİLDİĞİNDEN, MÜKELLEFLE BİRLİKTE VE AYNI USULE GÖRE TAKİBİ GEREKECEĞİ, BU DURUMDA TASDİK YETKİSİNİ GERÇEĞE AYKIRI OLARAK KULLANDIĞINDAN BAHİSLE ZİYAA UĞRATILAN VERGİ VE KESİLEN CEZALAR NEDENİYLE, MÜKELLEFLE BİRLİKTE MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN SORUMLU OLAN DAVACI YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR ADINA ÖNCE İHBARNAME İLE TARHİYAT YAPILIP, ALACAK TAHAKKUK ETTİKTEN SONRA ÖDEME EMRİ DÜZENLENMESİ GEREKİRKEN, DOĞRUDAn ÖDEME EMRİ DÜZENLENİP TEBLİĞ EDİLMESİNDE İSABET BULUNMADIĞI HAKKINDA. 3568/md. 12 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Vekili: Av. .... İstemin Özeti: Yeminli mali müşavir olan davacı hakkında düzenlediği katma değer vergisi iade raporu ile haksız katma değer vergisi iadesi alınmasına sebebiyet verdiğinden bahisle müteselsil sorumlu sıfatıyla adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; 3568 sayılı Kanunun 12/4. maddesi hükmü uyarınca; yeminli mali müşavirlerin yaptıkları tasdikin doğru olmaması nedeniyle ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilen cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları belirtildiğinden mükellefle birlikte ve aynı usule göre takibi gerekeceği, bu durumda tasdik yetkisini gerçeğe aykırı olarak kullandığından bahisle ziyaa uğratılan vergi ve kesilen cezalar nedeniyle, mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davacı yeminli mali müşavir adına önce ihbarname ile tarhiyat yapılıp alacak tahakkuk ettikten sonra ödeme emri düzenlenmesi gerekirken doğruda ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle kabul ederek ödeme emrini iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 30.4.2002 tarih ve 2002/843 sayılı kararının; yeminli mali müşavir olan davacının ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan asıl yükümlü ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu bu nedenle doğrudan ödeme emri tanzimi ve tebliğinin yerinde bulunduğu ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerekeceği savunulmuştur. Danıştay Savcısı ....'ün Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmekt...

Benzer Kararlar

DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

E. 2002/603 · K. 2004/3174

6 Mayıs 2004

DanıştayDanıştay 11. Daire Kararları

E. 1995/524 · K. 1995/776

22 Mart 1995

DanıştayVergi Dava Daireleri Kurulu Kararları

E. 2007/319 · K. 2008/212

21 Mart 2008

DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

E. 2005/1332 · K. 2006/244

22 Şubat 2006

DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

E. 2004/2404 · K. 2005/207

14 Şubat 2005

DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

E. 2008/3229 · K. 2010/2725

13 Mayıs 2010